Close Menu
    What's Hot

    Yaklaşım Dergisi Ocak 2025 Sayısı Çıktı

    Tüketici Fiyat Endeksi, Aralık 2024

    Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Aralık 2024

    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Yaklaşım Dergisi
    • Ana Sayfa
    • Dergide Bu Ay
      • Example Post
      • Typography
      • Contact
      • View All On Demos
    • Resmi Gazete
    • Podcast
    • Abonelikler
    Yaklaşım Dergisi
    Home»2024»Hamilelik Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi
    2024

    Hamilelik Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi

    CUMHUR SİNAN ÖZDEMİRBy CUMHUR SİNAN ÖZDEMİR2 Aralık 2024Yorum yapılmamış5 Mins Read
    Share Facebook Twitter Pinterest Telegram LinkedIn Tumblr Email Copy Link
    Follow Us
    Google News Flipboard
    pile of books
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Copy Link

     

    Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR*

     

    E-Yaklaşım / Aralık 2024 / Sayı: 384

     

     

    I- GİRİŞ

     

    4857 sayılı İş Kanunu’nun, 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 18. madde bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup İş Hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır.

     

    II- İŞ SÖZLEŞMESİ

     

    4857 sayılı İş Kanunu’nun, 11. maddesinde “iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiş, iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur. İş sözleşmelerinin belirsiz süreli olması asıl, belirli süreli olması istisnadır. Yasada belirli süreli işlerle, belirli bir işin tamamlanması veya belli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif  koşullara bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir. Belirli süreli iş sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, sözleşmenin süreye bağlanmış olması ve belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için objektif nedenlerin bulunması gerekir. Objektif neden olsa bile, sözleşmenin akdedildiği tarihte, iş ilişkisinin sona ereceği tarih belli değil veya belirlenebilir de değil ise, belirsiz süreli iş sözleşmesi söz konusu olur.

     

    III- FESİH

     

    Devam etmekte olan bir hukuki ilişkiyi, tek taraflı olarak ve ileriye dönük olmak üzere sonlandıran bozucu yenilik doğurucu irade beyanına “fesih” denir. Fesih hakkı, iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır. Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir, işçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir.

     

    IV- İŞ KANUNU YÖNÜNDEN EŞİTLİK İLKESİNİN NİTELİĞİ

     

    4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde, eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almıştır. Buna rağmen eşitlik ilkesini düzenleyen 5. maddede, her durumda mutlak bir eşit davranma borcu düzenlenmiş değildir. Belli bazı durumlarda işverenin eşit davranma borcunun varlığından söz edilmiş, ancak “esaslı nedenler olmadıkça” ve “biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça” bu yükümlülüğün bulunmadığı Yargıtay  kararlarında vurgulanmıştır([1]). İşverence, işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi yönünden nesnel nedenlerin varlığı halinde eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemez. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinin ilk fıkrasında, dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yasağı getirilmiştir. Belirtilen bu hususların tamamının mutlak ayrım yasağı kapsamında ele alınması gerekir. Eşit davranma ilkesinin uygulanabilmesi için;

     

    . aynı işyerinin işçileri olma,

     

    . işyerinde topluluk bulunması,

     

    . kollektif uygulamanın varlığı,

     

    . zamanda birlik,

     

    . iş sözleşmesiyle çalışmak koşulları, gerekmektedir

     

    5. maddenin ikinci fıkrasında ise tam süreli-kısmi süreli işçi ile belirli süreli-belirsiz süreli işçi arasında farklı işlem yapma yasağı öngörülmüştür. 5. maddenin üçüncü fıkrasında cinsiyet ve gebelik sebebiyle ayrım yasağı düzenlenmiş ve bu durumda olan işçiler bakımından iş sözleşmesinin sona ermesinde de işverenin eşit davranma borcunun varlığı özel olarak vurgulanmıştır. İşverenin işin niteliği ile biyolojik nedenlerle farklı davranabileceği bahsi geçen hükümde açıklanmıştır. Dört ve beşinci  fıkralarında ise işverenin ücret ödeme borcunun ifası sırasında ayrım yasağından söz edilmektedir. Maddede sözü edilen ücretin genel anlamda ücret olduğu ve ücretin dışında kalan ikramiye, prim vb. ödemleri de kapsadığı açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde sözü edilen sendikal nedenlere dayalı ayrım yasağı da mutlak ayrım yasağı kapsamında değerlendirilmelidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5 ve 18. maddesinde sayılan haller sınırlayıcı olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin işyerinde olumsuzluklara yol açmayan cinsel tercihi sebebiyle ayrım yasağı da buna eklenebilir. Yine siyasi sebepler ve dünya görüşü gibi unsurları esas alan bir ayrımcılık korunmamalıdır. İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranmasının yaptırımı yine İş Kanunu’nun 5. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hükme göre işçinin dört aya kadar ücreti tutarında bir ücretten başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep imkanı bulunmaktadır. 5. madde emredici nitelikte olduğundan anılan hükme aykırı olan sözleşme kuralları geçersizdir.

     

    V- HAMİLELİK NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

     

    4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3-d maddesinde işçinin hamileliğinin fesih için geçerli neden oluşturmayacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 21. maddesinde işverenin yaptığı feshin geçersizliğine ve işçinin iş iadesine karar verilmesine rağmen işçiyi işe başlatmayan işverenin en az 4 aylık en çok 8 aylık ücret tutarındaki tazminatı işçiye ödemesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 5. maddesinde iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapılamayacağı, buna aykırı davranan işverenin, işçinin 4 aya kadarki ücreti tutarında tazminat ile yoksun bırakılan haklarını ödemesi gerektiği, düzenlenmiştir.

    Yazının Tamamı İçin Abone Olun
    Follow on Google News Follow on Flipboard
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email Copy Link
    Previous Article29 Ekim’de İşyerlerinin Kapalı Olması Zorunluluğu ve Bu Tarihte Çalışan İşçilerin Ücretleri
    Next Article Mevsimlik veya Kampanya İşinden Daimi İşe Geçen İşçilerin Yıllık Ücretli İzin Haklarının Belirlenmesi
    CUMHUR SİNAN ÖZDEMİR

    Related Posts

    Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlerde Ücret İstisnasının Tebliğ Bağlamında İrdelenmesi

    3 Ocak 2025

    İş Hukukunda Eşit Davranma Borcuna Aykırılık

    3 Ocak 2025

    Devreden KDV Sorunu Tarih Mi Oluyor?

    3 Ocak 2025
    Add A Comment

    Comments are closed.

    Advertisement
    Demo
    Latest Posts

    Yaklaşım Dergisi Ocak 2025 Sayısı Çıktı

    Tüketici Fiyat Endeksi, Aralık 2024

    Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Aralık 2024

    2025 Yılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Asgari Ücret Tarifesi

    Trending Posts

    Maersk CEO Vincent Clerc Speaks to ‘Massive Impact’ of the Red Sea Situation

    20 Ocak 2021

    These Knee Braces Help With Arthritis Pain, Swelling, and Post-Surgery Recovery

    15 Ocak 2021

    How to Keep Your Pets Safe During the Solar Eclipse 2024

    15 Ocak 2021

    Subscribe to News

    Get the latest sports news from NewsSite about world, sports and politics.

    Facebook X (Twitter) Pinterest Vimeo WhatsApp TikTok Instagram

    News

    • World
    • US Politics
    • EU Politics
    • Business
    • Opinions
    • Connections
    • Science

    Company

    • Information
    • Advertising
    • Classified Ads
    • Contact Info
    • Do Not Sell Data
    • GDPR Policy
    • Media Kits

    Services

    • Subscriptions
    • Customer Support
    • Bulk Packages
    • Newsletters
    • Sponsored News
    • Work With Us

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    © 2026 Yaklaşım Dergisi. Developer by SeyidTurgut.
    • Privacy Policy
    • Terms
    • Accessibility

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.