Yazar: Yaklaşım Dergisi

  Yazar: Yasin KULAKSIZ* E-Yaklaşım / Haziran 2024 / Sayı: 378 I- GİRİŞ Bilindiği üzere Türkiye’de arabuluculuk, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bir “alternatif uyuşmazlık çözümü” yolu olarak uygulanmaya başlamıştır. 6325 sayılı Kanunla yeni bir serbest meslek ihdas edilmiş ve arabuluculuk mesleğini icra edecek kişilere “arabulucu” unvanını kullanma yetkisi tanınmıştır. Anılan mevzuat açısından Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk tutanağı, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında varılan anlaşmanın yazılı hale getirildiği ve tarafların imzaladığı belgedir. Arabuluculuk tutanağı, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında varılan anlaşmanın bir kanıtı olarak…

Read More

Yazar: Didem YILDIZ* E-Yaklaşım / Haziran 2024 / Sayı: 378 I- GİRİŞ Vergi, devletin sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlardan, yasanın verdiği cebir unsuru doğrultusunda vergiyi doğuran olayın taraflarından, ödeme güçlerine göre talep ettiği anayasal bir egemenlik hakkıdır. Üzerine kurulu olduğu hukuki yapı nedeniyle kamu hukukunun bir dalı olan vergi hukuku, mükellefler devlet arasındaki hukuki ilişkileri düzenler. Bir idari işlem olan vergilemenin hukuken geçerli olabilmesinin temel unsurlarından birisi ise usulüne uygun yapılan tebligatlardır. Tebligat, vergilendirme sürecinde hakkında yapılan idari işlemlerden mükelleflerin haberinin olmasını sağlar. Bu özelliğiyle tebligat, hem bilgilendirme hem de kanuni süreci kayda alması nedeniyle belgelendirme fonksiyonlarını yerine getirmektedir. Diğer taraftan, tebligat,…

Read More

Yazar: Eyüp Sabri DEMİRCİ* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Ekonomik ve sosyal anlamda kalkınmanın yolu hiç kuşkusuz istihdamın artırılmasından geçiyor. İstihdam artışı sağlanabilmesi için de yatırım ortamının iyileştirilmesi ve desteklenmesi gerektiği aşikârdır. Bu anlamda diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de özel sektör işverenleri devlet tarafından desteklenmektedir. Bu destekler vasıtasıyla artı istihdam sağlayan veya yatırım yapan işletmelerin yanı sıra Ar-Ge ve tasarım merkezlerine önemli bir kaynak sağlanmaktadır. Prim teşviklerinden yararlanabilmek için her bir teşvik kanununda farklı şartlar aranılmakla birlikte, bazı prim teşvikleri dışında aranılan genel şartlardan biri de çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya fiilen…

Read More

Yazar: Yasemin YÜCESOY* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ İş Kanunundaki yıllık izin düzenlemesi, işçinin anayasa ile güvence altına alınan dinlenme hakkının hayata geçirilmesine yöneliktir. TC Anayasası’nın 50. maddesinde “Dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli yıllık izin hakları ve şartları Kanunla düzenlenir.” hükmü ile yıllık ücretli izin hakkı, Anayasal bir hak olarak kabul edilmiştir. İş Kanundaki yıllık ücretli izin düzenlemeleri ile de, işçilerin bedeni ve ruhi sağlıklarının korunması için ücreti ödenerek her yıl belli bir süre dinlendirilmeleri amaçlanmaktadır. Yıllık ücretli izin hakkı, bir yıllık hizmet süresinin sonunda işçi açısından ortaya çıkan yıpranmayı onu dinlenerek ortadan kaldırmaya yöneliktir. Yıllık ücretli izin hakkı; işçiler için Kanun, iş veya toplu iş sözleşmesi veya örf ve âdet kuralları ile belirlenen çalışma koşullarının yerine getirilmesi kaydıyla, iş ilişkisinin…

Read More

VERGİ – MUHASEBE Nuri DEĞER Yeminli Mali Müşavirlik Mesleğinin Geliştirilmesi 1-6 Mustafa ÇOLAK Türkiye’de Servet Vergisi Uygulamaları ve Gerçek Servet Vergisi İhdasını Zorlaştıran Makro Ekonomik Çerçeve 7-14 Süleyman YÜKÇÜ & Selda KORGA Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Düzeltmesi 15-20 Haldun DARICI Vergide KDV, ÖTV/Harcamalarda Sermaye Transferleri 21-27 Altar Ömer ARPACI Değersiz Alacaklar ve KDV’de…

Read More

Yazar: Didem YILDIZ* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Ülkelerin toplam yatırımları içerisinde bilim, teknoloji ve inovasyona dönük yatırımları giderek artmaktadır. Küreselleşen dünyada rekabetçi üretim düzeyini yakalamak isteyen ülkeler, teori ile pratiğin bir araya geldiği üniversite sanayi işbirliğine son zamanlarda önem vermektedirler. Üniversitelerde icra edilen kuramsal bilgi çıktıları ile endüstrinin kurulu düzenini bir araya getiren teknokentler, önemli başarı hikâyelerine imza atmaktadırlar. Rekabetçi üretim tekniği ile dış ticaretten daha fazla pay almak isteyen ülkeler, inovatif ürün üretmek ve hizmet sunmak gayesiyle Ar-Ge faaliyetlerine yönelik yatırımlarını her geçen gün arttırmaktadırlar. Bu doğrultuda tekonokentler, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin…

Read More

Yazar: Orhan BAYTEKİN* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Vergi mükelleflerinin işe başlama ve işi bırakma halleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda anlatılmıştır. İşe başlama ve işi bırakma hallerinde süreç bağlı olunan vergi dairesine bildirim ile başlamaktadır ve sonlanmaktadır. Tüzel kişilerin vefat etmesi gibi bir durum olmadığı için yazımızın konusu gerçek kişilerin vefatı üzerine tereddüt oluşturan konulara verilen özelge ışığında değinmekle olacaktır. 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu da aslında gerçek kişilerden kalan veya bağışlanan malların yeni sahiplerince ödemesi gereken verginin tespitini yapmaktadır. II- VEFAT ÜZERİNE ÇALIŞANIN HAK ETTİĞİ ÜCRET, KIDEM TAZMİNATI VE ÖDENEN…

Read More

Yazar: Yasin KULAKSIZ* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Var olan bir yatırıma üretim hattı veya makine-teçhizat eklenmesi ile kapasitenin arttırılmasına yönelik olan ve var olan tesisle bütünlük oluşturacak yatırımlara, tevsi yatırımlar denir. Bir yatırımın komple yeni yatırım veya tevsi yatırım olarak nitelendirilmesi indirimli kurumlar vergisi uygulaması açısından önem arz etmektedir. Zira, komple yeni yatırımlarda, yatırımdan elde edilen kazancın ayrı bir şekilde kayıtlarda tespit edilmesi zorunlu olmakla birlikte, tevsi yatırımlarda kazancın tespit edilemediği durumlarda alternatif bir oranlama yöntemi kullanılabilmektedir. Bu çalışmada, tevsi yatırımlara yönelik olarak işletme döneminde elde edilen kazanç yöntem hesaplaması esnasında pay ve payda da yer…

Read More

Yazar: Bünyamin ESEN* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Ülkemizde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu([1]) gereğince 1999 yılından bu yana 5510 sayılı Kanun’un([2]) 4/1-(a) bendi kapsamında (eski tabirle SSK’lı statüde) çalışanlar için işsizlik sigortası uygulanmaktadır. İşsizlik sigortası primi ödeyen ve kanundaki belirli koşulları yerine getiren 4/1-(a) statüsündeki sigortalılar işsiz kalmaları halinde 180 ile 300 gün arasında işsizlik ödeneği almayı hak etmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) (eski tabirle Bağ-Kur’lu) ve 4/1-(c) (eski tabirle Emekli Sandığı) statülerine tabi sigortalıların ise haklarında işsizlik sigortası uygulanmamakta ve dolayısıyla işsiz kalmaları halinde işsizlik ödeneği alabilmeleri mümkün olmamaktadır. 4447 sayılı İşsizlik…

Read More

Yazar: Eyüp Sabri DEMİRCİ* E-Yaklaşım / Nisan 2024 / Sayı: 376 I- GİRİŞ Ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerdeki işverenler tarafından ülkemize geçici görevle gönderilenler, ilgili ülkenin yetkili kurumunca düzenlenmiş formülerin ibraz edilmesi kaydıyla ikili sözleşmede belirtilen süreler zarfında kendi ülke mevzuatlarına tabi kalarak sigortalılıkları devam ettirildiğinden ülkemizde sigortalı tescili yapılmamaktadır. Ülkemizle ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkede kurulu bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ülkemize üç ayı geçmemek üzere bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler de üç aylık süre zarfında kendi ülkelerinin sosyal güvenlik mevzuatına tabi tutulmaktadır. Yukarıda belirtilen istisnalar…

Read More