Yazar: ALTAR OMER ARPACI
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Ocak 2025 / Sayı: 385 I- GİRİŞ Devletin kamu görevlerini ve hizmetlerini yerine getirmesi için kişilerden rızalarına bakılmaksızın ve karşılık aranmaksızın cebri olarak aldığı bir kamu geliri olan vergi, devletlerce çeşitli kriterlere göre alınmaktadır. Bu kriterlerin en başta geleni ve çeşitli devletler tarafından yaygın bir şekilde uygulananı verginin gelir, servet ve harcama üzerinden alınması kriteridir. Gelir üzerinden alınan vergi ise kişilerin gerçek veya tüzel kişi ya da kurum olmasına göre gelir vergisi veya kurumlar vergisi adını almaktadır. Türk vergi sisteminde ise gelir vergisi yedi gelir unsuru üzerinden…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Aralık 2024 / Sayı: 384 I- GİRİŞ Ticari kazancının tespitinde iki temel ilke söz konusudur. Bunlardan birincisi tahakkuk esası, ikincisi ise dönemsellik esasıdır. Tahakkuk esasına göre, kazancın tespitinde ödeme veya tahsilat dikkate alınmaz. Bir hasılat unsurunun doğuşu (tahakkuku) yeterli olup tahsil edilmiş olması şart değildir. Aynı şekilde bir gider unsurunun doğuşu (tahakkuku) yeterli olup ödenmiş olması şart değildir. Burada tahakkuktan kasıt hasılat veya giderin mahiyet ve tutar olarak kesinleşmesidir. Dönemsellik kavramı, işletmelerin sınırsız kabul edilen yaşam sürelerinin belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden ayrı…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Kasım 2024 / Sayı: 383 I- GİRİŞ Toplumda görülen yetersiz ve dengesiz beslenmenin tek nedeni üretim azlığı değildir. En önemli konu üretimden tüketime kadar geçen devrede gıda kayıplarının önlenmesi ve yurt düzeyinde dengeli dağıtımın yapılabilmesidir. Bu konuda yapılan araştırma sonuçlarına göre, gıda maddelerinde hasattan tüketime kadar geçen devrelerde çeşitli sebeplerle meydana gelen fiziki kayıp miktarı % 35’e yakındır. Ürünler istenilen seviyede elde edilse bile, bu maddelerin ihtiyaç duyulan yerlere kayıplara uğramadan, üretici ve tüketici menfaatlerini birlikte gözeterek dağıtımının yapılması bazı çabaları ve kanuni düzenlemeleri gerektirmektedir. Tarım ürünlerinin istenilen…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Ekim 2024 / Sayı: 382 I- YASAL DÜZENLEME VE AÇIKLAMALAR Katma değer vergisi, bir mal veya hizmetin üretim veya ithalinden nihai tüketicisine intikaline kadar geçen her safhayı kapsayan ve her safhada yaratılan katma değeri vergilendirmeyi amaçlayan dolaylı bir vergidir. Yayılı fakat kümülatif etkisi bulunmayan bir muamele vergisi olan katma değer vergisinde üretim, dağıtım ve hizmet sektörleri her safhada vergiye tabi tutulmakta ancak sistemin bünyesi içindeki indirim mekanizması vasıtasıyla, işletme girdileri için ödenen vergi indirilmek suretiyle yalnızca o safhada eklenen (yaratılan katma değer) vergilendirilmektedir. Diğer bir ifade ile malların ve…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Eylül 2024 / Sayı: 381 I- GİRİŞ 1 Ocak 1950 tarihinde yürürlüğe giren 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu günümüze kadar birçok değişikliğe uğramış ve son olarak da değişiklik yapmak yerine, Kanun bütün olarak kaldırılmış 21 Haziran 2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu getirilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kurumlar vergisine tabi olan mükelleflerin nitelikleri açıklanmaktadır. Bu makalemizde kurumlar vergisi mükellefi olarak dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ele alınacaktır. II- DERNEK VE VAKIFLARA AİT İKTİSADİ İŞLETMELER…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Ağustos 2024 / Sayı: 380 I- GİRİŞ Yenileme fonu uygulaması Vergi Usul Kanunu’nun 328. ve 329. maddelerine istinaden mükelleflere tanınan bir vergi erteleme müessesesidir. Burada amaç yatırım malı sayılan işletmelerin bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yenilenmesinin teşvik etmektir. Kanuni manada yenileme fonu; iktisadi işletmelere dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin gerektiğinde yenilenebilmesi için, bu kıymetlerin satışından doğan kâr veya sigorta tazminatlarından ayrılan karşılığın, bilançonun pasifinde azami üç yıl süre ile muhafazasını ifade etmektedir. Yenileme fonu olarak ayrılan bu tutar, satılan veya değerini kaybeden iktisadi kıymetin yerine alınan amortismana tabi iktisadi kıymetin amortismanında kullanılır. Yenileme…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Temmuz 2024 / Sayı: 379 I- GİRİŞ Damga vergisi ticari resmi ve medeni işlemlerden alınan bir muamele vergisidir. Ancak burada göz önünde bulundurulması gerekli husus bu işlemlerin değil, bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların vergiye tabi olduğudur. Yani bir hukuki muamele dolayısıyla birden fazla kağıt düzenlendiği takdirde bu kağıtlardan herbiri Damga Vergisi Kanundaki diğer şartları taşımak kaydıyla ayrı ayrı damga vergisine tabi tutulacaktır. Buna karşılık kişiler arasında Kanunda yazılı kağıdın kapsamına giren bir muamele yapıldığı halde herhangibir kağıt düzenlenmediği takdirde damga vergisi doğmamaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yeralan kâğıtlar…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Haziran 2024 / Sayı: 378 I- GİRİŞ 12.06.2013 günlü 28675 sayılı Resmi Gazete’de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu düzenleme ile, 07.10.2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 333. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: “(1) Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir. Gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma sokulacak olması durumunda izin verilmez. (2) Eşyanın mülkiyeti ile ilgili olarak devri önleyici haciz…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ Ticari veya zirai muamele ile ilgili işlemler eksiksiz olarak tekemmül ettiğinde kazanç elde edilmiş sayılmakta, ayrıca karşılığın tahsil edilmesi beklenilmemektedir. Ticari ve zirai kazanç ile kurum kazancında çok kısa zaman dilimi içerisinde çok çeşitli işlemlerin yapılması nedeniyle bu işlemler karşılığında tahsilatı ayrı ayrı takip etmenin güçlüğü anılan gelir türlerinde elde etmenin tahakkuk esasına bağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Kanun koyucu ticari ve zirai kazanç ile kurum kazancında elde etmeyi tahakkuk esasına bağlamış ancak, belli şartlar altında işlemin karşılığını teşkil eden bedelin tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi veya böyle bir…
Yazar: Altar Ömer ARPACI* E-Yaklaşım / Nisan 2024 / Sayı: 376 I- GİRİŞ İşletmelerle doğrudan ilgili olan işletme sahip veya ortaklarının yanı sıra o işletme ile ticari, mali ve ekonomik ilişkiler kuran işletmeler veya toplum bireyleri, kredi, finans ve yatırım kuruluşları ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşları işletmenin faaliyet sonuçları ile ilgilenmekte ve bu konuda sağlıklı ve güvenilir bilgi sahibi olmak istemektedirler. İşletmelerin faaliyet ve sonuçları konusunda bilgi kaynağı ise işletmenin muhasebe kayıt ve belgeleri ile bunlara dayanılarak hazırlanmış mali tablolardır. Bir işletmenin faaliyeti neticesinde kâr veya zarar söz konusudur. İşletmelerin kâr ya da zararının belirlenebilmesi için işletme ömrünün sona ermesini…
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.