Yazar: CUMHUR SİNAN ÖZDEMİR
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Ocak 2025 / Sayı: 385 I- GİRİŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün (İLO) 111 sayılı Ayrımcılık Sözleşmesinin 1.a maddesinde, “Irk, renk, cinsiyet, din, siyasal inanç, ulusal veya sosyal menşe bakımından yapılan iş veya meslek edinmede veya edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliği yok edici veya bozucu etkisi olan her türlü ayrılık gözetme, ayrı tutma veya üstün tutma” ayrımcılık olarak nitelendirilmiştir. Anayasa’nın 10. ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddeleri bu sözleşmelerin iç hukuktaki yansımalarıdır. Anayasa’nın 10. maddesinin 1. fıkrasında açıkça; “herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyası düşünce, felsefi inanç,…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Aralık 2024 / Sayı: 384 I- GİRİŞ 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 18. madde bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Kasım 2024 / Sayı: 383 I- GİRİŞ Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun, 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işverenin, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapılamayacağı da Yasa’da öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Ekim 2024 / Sayı: 382 I- GİRİŞ İşçinin; işverene karşı dürüst şekilde davranmak, çalışma ilişkisinin gereği bilgisi dahilinde olan sırları saklamak işvereni için zararlı olabilecek hareketlerden kaçınmak, işverenin menfaatlerini gözetmek, işvereniyle rekabet etmemek şeklinde özetlenebilecek olan sadakat borcuna uyması, bir zorunluluktur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin (d) alt bendinde, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Eylül 2024 / Sayı: 381 I- GİRİŞ Çalışma yaşamında çeşitli eylemlerinden dolayı işçilerin, herhangi bir suç işledikleri iddiası ile gözaltına alınmaları veya tutuklanmaları durumunda devamsızlığının önel süresini aşması halinde, işveren; kıdem tazminatını ödeyerek işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme yetkisine sahiptir. Uygulamada yapılan hatalardan birisi işçinin tutuklandığı hallerde önel süresinin dolması beklenmeden iş sözleşmesinin feshedilmesi ve kıdem tazminatının ödenmemesidir. Diğer bir hata ise işverenlerin işçinin gözaltına alındığını duydukları gün iş sözleşmesini feshetmesidir. Her iki halde de işverenler ihbar tazminatı ödemek zorunda kaldıkları gibi, kıdem tazminatını da faizi ile birlikte ödemek…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Ağustos 2024 / Sayı: 380 I- GİRİŞ İşçi özlük dosyası, çalışma hayatı açısından başvurulması gereken temel ve önemli bir referans kaynağıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 75. maddesinde öngörülen işçi özlük dosyası düzenlenmesi hükümlerine aykırılık halinde aynı Kanun’un 104. maddesinde işçi özlük dosyasının düzenlenmemesinin idari yaptırıma bağlanmış olması nedeniyle; uygulamada işçi özlük dosyasında saklanması gereken belge ve kayıtlardan birinin yer almamasının işçi özlük dosyası düzenleme zorunluluğuna aykırılık halini içerip içermediği, işverenlikçe işçinin isminin dışında herhangi bir kayıt ve belgenin yer almadığı boş bir dosyayı ibraz eden işverenin, işçi özlük dosyası düzenleme yükümlülüğünü yerine getirip…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Temmuz 2024 / Sayı: 379 I- GİRİŞ İş Hukukunun en tartışmalı alanlarından biri, çalışma koşullarının tespiti ile bu koşulların uygulanması, değişiklik yapılması ve işçinin kabulüne bağlı olmayan değişiklik ile işverenin yönetim hakkı arasındaki ince çizginin ortaya konulmasıdır. Çalışma koşullarında değişiklik, işverenin yönetim hakkı ile doğrudan ilgilidir. İşveren işyerinin karlılığı, verimliliği noktasında işin yürütümü için gerekli tedbirleri alır. İş görme borcunun yerine getirilmesi şeklini ve zamanını, hizmetin niteliğini işveren belirler. İşverenin yönetim hakkı, taraflar arasındaki iş sözleşmesi ya da işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmeyen boşluklarda uygulama alanı bulur. II- ÇALIŞMA KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK Çalışma…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Haziran 2024 / Sayı: 378 I- GİRİŞ Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR* E-Yaklaşım / Mayıs 2024 / Sayı: 377 I- GİRİŞ İş sözleşmesini fesih hakkı, hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 24. maddesinde, önelli fesih bildirimi ise 17. maddesinde düzenlenmiştir. İş Kanunu’nda işçinin istifasına yönelik özel bir düzenleme yoktur. İstifa, İş Kanunu’nun, 24 ve 25. maddesinde düzenlenen işçi ile işverene derhal fesih hakkı veren sebeplerden niteliği itibarıyla farklıdır. İşçinin, el yazısı ile yazıp…
Yazar: Cumhur Sinan ÖZDEMİR E-Yaklaşım / Nisan 2024 / Sayı: 376 I- GİRİŞ Çalışanlar açısından en önemli alacak olan ücret aynı zamanda, işverenin de iş sözleşmesinden doğan başlıca borcunu oluşturmaktadır. Ücretin çalışanlar bakımından önemi ve çalışanların işverenler karşısındaki zayıf konumu göz önüne alınarak, başta İş Kanunu olmak üzere ücretin korunmasına yönelik diğer İş Kanunları ile Türk Borçlar Kanunu’nda özel düzenlemeler yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda, haciz, devir ve temlik konusu düzenlenmiş olmasına rağmen işçi ücretlerinin rehnedilmesi ve takası konusu düzenlenmemiştir. Rehin ve takas konusu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Takas kelimesi günlük dilde, karşılıklı mal alıp verme, değiş-tokuş veya ödeşme…
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.